NEFERLERE…

NEFERLERE…


Yarın ne olur bilinmez, yeniden katillerin, teröristlerin, hainlerin üzerine çöker miyiz, bu mutabakat devam eder mi bilemiyorum ama Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk Askerine dolayısıyla Türk Milletine yazdığı mektuplardan birini hatırlamakta, hatırlatmakta fayda olduğu kanaatindeyim.

Bu mektubu hatırlatırken de, asla ve kata, o dönem ile bu dönemi birbiri ile karşılaştırmak, yedi düvele karşı yokluk ve imkânsızlıklar içinde verdiğimiz İstiklal Savaşımız ile bugün yüksek teknolojiye, her türlü silaha sahip olan Türk Ordusunun üç beş çapulcuya ve onların iplerini uzaktan kumanda ile elinde tutan üç beş kendini bilmeze verdiği dersi eş tutmak gibi bir hataya düşecek değilim.

Fakat eminim ki; bu özel mektubu hatırlamak ordumuzun, askerimizin, milletimizin kıymetini bilmek ve moral bulmak adına hepimize çok iyi gelecektir.

Mustafa Kemal Atatürk diyor ki;

“Kurtuluş için yaptığımız bu savaştan çok daha evvel sizi başka muharebe meydanlarında da tanımış idim.

Dünyanın hiçbir ordusunda yüreği seninkinden daha temiz, daha sağlam bir askere rast gelinmemiştir.

Her zaferin mayası sendedir, kazanılan her zaferin en büyük payı senindir.

Kanaatinle, imanınla, itaatinle hiçbir korkunun yıldıramadığı demir gibi pak kalbinle düşmanı nihayet alt eden büyük gayretin için minnet ve şükranımı söylemeyi nefsime en aziz bir borç bilirim.

Sizin gibi kumandanları, zabitleri, neferleri olan bir millete, yâd elleri altında köle olmak mümkün değildir.

Cenabı Hak giriştiğimiz kurtuluş mücadelesinde şerefli silah arkadaşlarıma, asaletin, civanmertliğin, kahramanlığın hakkı olan, kesin kurtuluşu nasip etsin.”

Başkumandan Mustafa Kemal

Bu muhteşem sözlerin üzerine söz söylemek anlamsız olsa da bu haklı mücadelemizde sonuna kadar devletimizin, ordumuzun, askerimizin ve milletimizin yanında olduğumuzu ve üzerimize her ne düşüyorsa yapmaya hazır olduğumuzun bilinmesini arzu ediyor, ülkemizin huzuru, güvenliği, özgürlüğü için canını ortaya koyan bütün güvenlik güçlerimize saygı, sevgi, teşekkür ve dualarımızı gönderiyoruz.

AHMET BERHAN YILMAZ

Google+ WhatsApp