105 YIL OLMUŞ.. MİNNETLE VE RAHMETLE ANIYORUZ..

0
103
“ O zamanlar dokuz, bilemedin on yaşlarındaydım..
..Zemheri başladığı gün..
.. şu karşı yamaçları karınca gibi asker sardı..
..hele içlerinde bir çavuş vardı ki..
.. bıyığından adam asılsa kopmazdı..
..çocukluk, merak işte..
.. sordum:
-nereye asker amca?
-Urus’ a bu dağları dar etmeye..dedi.
Sormadan ekledi:
“-Suvas’lıyım, Zara’dan geliyom..”, dedi
..sesi öyle gür..
..bakışları öyle sertti ki..
.. duvarın dibine sindim..
..bu sefer gülümsedi..
.. elini yanağıma sürdü, başımı okşadı..
..kaputunun cebinden- hiç unutmam-
..kırmızı bir akide şekeri çıkardı,
..üzerine yapışan tütünleri üfleyip.. uzattı..
”-adın ne yeğenim?”diye sordu.
– Şevket, deyince bir duraladı.
..içini çekti..
–benimde aynı isimde yeğenim var, dedi..
..bu sefer sesi pamuk gibiydi..
..sonra çadır kurulan çukur tarlaya yöneldi..
..ardından bakakaldım..
..aha şu kapılara sığmayan boyuyla posuyla..
..geniş omuzlarıyla..
..öyle heybetliydi ki!..
-Ah oğul, bir bilsen!..
..şu karşı yamaçlardan bu Zara’lı çavuş gibi..
..ne babayiğitler…
..bir gece sel gibi akıp gitti de..
.. bir teki bile dönmedi..
..şu çalıların, kayaların dili olsa da söylese..”
Alıntı/ Cavit Marancı
Muzaffer Taşyürek.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz