Tarih: 16.01.2026 16:31

23 Temmuz Kongre Binası’nı Kim Yıkmak İstedi?

Facebook Twitter Linked-in

Milli Mücadele'nin ilk nefeslerinden birinin alındığı, Erzurum Kongresi'ne ev sahipliği yapan 23 Temmuz Kongre Binası, geçtiğimiz aylarda sessiz sedasız bir "yıkım" tartışmasının merkezine oturtuldu. Gerekçe tanıdıktı: Depreme dayanaksızlık.

Elbette can güvenliği önemlidir. Elbette teknik raporlar dikkate alınmalıdır. Ancak mesele şu soruda düğümleniyor: Tarihi bir yapı söz konusu olduğunda ilk refleks neden yıkım oluyor?

Ortaya çıkan bilgilere göre; bina hakkında hazırlanan teknik raporlar gerekçe gösterilerek yıkılma kararı aldırmak için girişimler başlatıldı, konu Kültür ve Turizm Bakanlığı'na görüş olarak sunuldu. Yani mesele söylendiği gibi sadece "inceleme" değildi; yıkım ihtimali ciddi biçimde masadaydı.

İşte tam bu noktada kamuoyu devreye girdi.
Siyasetçiler, sivil toplum, tarihçiler ve Erzurum halkı tek bir cümlede birleşti: "Bu bina yıkılamaz."

Tepkiler yükselince, Kültür ve Turizm Bakanlığı süreci yeniden değerlendirdi ve yıkım yönündeki yaklaşımı iptal etti. Tarih kazandı, sağduyu kazandı.

Ardından ne oldu?
Erzurum'a Binbir Hatimler Duası için gelen Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, milletvekilleri, eski İçişleri Bakanı Selami Altınok, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Yakutiye Belediye Başkanı Dr. Mahmut Uçar, AK Parti İl Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu, MHP İl Başkanı Adem Yurdagül ve Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile birlikte 23 Temmuz Kongre Binası'nı ziyaret etti.

Bu ziyaret önemliydi. Çünkü kısa süre önce yıkılmak istenen bir yapı, bu kez devletin zirvesi tarafından sahipleniliyordu.

Ama şu soruyu sormadan geçemeyiz: Eğer kamuoyu tepki göstermeseydi, bugün bu bina ayakta olur muydu?

Gerçek şu ki; Bazı devlet kurumları bu binanın yıkılmasını istedi. Ama ilgili Devlet Bakanlığı buna izin vermedi.

Bu benim yorumumdur. Ve bu yorum, yaşanan sürecin doğal sonucudur.

Tarihi yapılar için "yıkalım, sonra benzerini yaparız" anlayışı; Tarihi değil, sadece betonu önemseyen bir bakış açısının ürünüdür. Oysa bu ülkenin hafızası betonla değil, mekânla yaşar.

23 Temmuz Kongre Binası bugün ayaktaysa; Bu, yıkım isteyenler sayesinde değil, yıkıma direnenler sayesinde olmuştur. Tarih, sessiz kalmaz. Ama biz dinlemezsek, taş da susar.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —