Tarih: 20.01.2026 11:30

Bu Çocuklar Neden Öldü? Adalet Terazisi Dengede mi, Kırılan Hayatlar mı?

Facebook Twitter Linked-in

Bu Fotoğraf Bir Suçlama Değil, Bir Hatırlatmadır

Son yıllarda cinayet olaylarında yaşanan artış artık istatistiklerin soğuk satırlarından ibaret değil. Özellikle son aylarda kadına yönelik şiddet ve cinayetlerdeki hızlı yükseliş, toplumun vicdanında onarılması zor yaralar açıyor. Ancak en ağır tablo, suça sürüklenen çocuklar ve öldürülen çocuklar gerçeğinde karşımıza çıkıyor.

Henüz sakal tıraşı bile olmayan yaşlarda toprağa verilen çocuklar var bu ülkede. Sadece son bir yıl içinde, "dünya güzeli" diyeceğimiz evlatlar aramızdan koparıldı:

Ahmet Minguzzi, Ata Emre Akman, Atlas Çağlayan, Alperen Ömer, Fatih Acacı, Hakan Çakır…

Bu isimler birer istatistik değil. Her biri bir annenin duası, bir babanın yarım kalan hayaliydi. Atalar boşuna dememiş: "Evlat acısı ateşten gömlektir."

Adliye koridorlarına bakın…
Mağdur yakınları bir yanda, sanık yakınları diğer yanda. Öfke dizginlenemiyor, acı taşarak kavgaya dönüşüyor. Duruşma salonları yetmiyor, adliye dışına taşan saldırılar yaşanıyor.
"Kan yerde kalmasın" anlayışı, hukuk devletinin kapısında bekletiliyor.

Bir de işin medya tarafı var. Yargı konusu, reyting ve tıklanma uğruna süsleniyor. Dram büyütülüyor, görüntüler renklendiriliyor. Tam acının ortasında reklam giriyor, ardından başlıyor vurdulu kırdılı diziler… Mafya anlatımları, ihanet, aldatma, cinayet. Aile kavramı darmadağın.
Sonra da soruyoruz: Bu çocuklar neden böyle?

Oysa cevap belli: "Ne ekersen, onu biçersin." Şiddeti normalleştirirsen, şiddet sıradanlaşır. Cezasızlığı yayarsan, suç cesaret bulur.

Yetkililer diyor ki:
"Adalet terazisi dengede. Suç ve suçlu sayısı azalıyor. Tutuklama istisna."Kâğıt üzerinde her şey düzgün. Ama sokakta tablo farklı. Hırsız, yankesici, yaralama ve hatta öldürme şüphelileri adli kontrolle serbest, mağdur ise korku içinde yaşamaya mahkûm.

"Davulun sesi uzaktan hoş gelir."

RTÜK denetim yapıyor deniliyor. Tarafsızlık vurgulanıyor. Ama akşam kuşağında şiddet dizileri reyting rekorları kırıyor. Çocuklar rol modellerini okulda değil, ekranlarda buluyor.
"Görünen köy kılavuz istemez."

Türkiye'de gençler bugün iki kere mağdur: Biri suça sürüklenerek, Diğeri suça kurban edilerek.

Unutulmamalı ki adalet sadece mahkeme salonlarında dağıtılmaz. Adalet; ekranda, sokakta, okulda, evde başlar. Terazinin bir kefesine cezasızlığı, şiddeti ve sorumsuzluğu koyarsanız; diğer kefede huzuru tutamazsınız.

Çünkü gerçekler hiçbir zaman gizli kalmaz, saklı durmaz. Bugün görmezden gelinen her dosya, yarın Ahmet Minguzzi, Ata Emre Akman, Atlas Çağlayan gibi bir isim daha ekler listeye.
Ve gün gelir, "Keser döner, sap döner; gün gelir hesap döner."

Bu yazı bir isyan değil; bir uyarıdır. Gençleri koruyamazsak, geleceği kaybederiz.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —