TRHT: Demir eksikliği, Türkiye'de milyonlarca kişiyi etkileyen ancak çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen ciddi bir sağlık sorunu olarak dikkat çekiyor. Uzmanlar, demir eksikliğinin yalnızca halsizlikle sınırlı olmadığını, tedavi edilmediği takdirde kalp yetmezliğinden erken doğuma kadar pek çok hayati riski beraberinde getirdiğini vurguluyor.
Günlük Hayatı Felç Ediyor
Demir, vücutta oksijen taşınmasını sağlayan hemoglobinin temel yapı taşı. Demir eksikliği durumunda dokular yeterince oksijen alamıyor. Bunun sonucunda bireylerde sürekli yorgunluk, baş dönmesi, çarpıntı, nefes darlığı, saç dökülmesi ve dikkat dağınıklığı görülüyor. Özellikle çalışanlar ve öğrenciler için bu durum yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürüyor.
Çocuklar ve Hamileler Büyük Risk Altında
Uzmanlara göre demir eksikliği çocuklarda zeka gelişimini olumsuz etkileyebiliyor. Hamile kadınlarda ise erken doğum, düşük doğum ağırlığı ve anne adayında kalp sorunları gibi ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Uzmanlar, "Hamilelikte demir eksikliği ihmal edilmemeli" uyarısında bulunuyor.
Kalbe Kadar Uzanıyor
İleri düzey demir eksikliğinde kalp, vücuda yeterli oksijen ulaştırabilmek için normalden fazla çalışmak zorunda kalıyor. Bu durum uzun vadede kalp ritim bozukluğu ve kalp yetmezliği riskini artırıyor.
Çay ve Kahveye Dikkat
Beslenme alışkanlıkları da demir eksikliğinde önemli rol oynuyor. Kırmızı et, yumurta ve yeşil yapraklı sebzeler demir açısından zengin gıdalar arasında yer alırken; çay ve kahvenin yemeklerden hemen sonra tüketilmesi demir emilimini azaltıyor. Uzmanlar, C vitamini ile birlikte tüketilen demirin vücutta daha iyi emildiğini belirtiyor.
Uzmanlardan Net Uyarı
Doktorlar, demir eksikliğinin basit bir vitamin sorunu olarak görülmemesi gerektiğini belirtiyor. Nedeni araştırılmadan kullanılan demir ilaçlarının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği ifade ediliyor. Gizli mide-bağırsak kanamaları gibi hayati hastalıkların demir eksikliğinin altında yatabileceği uyarısı yapılıyor.
Uzmanlar, düzenli kan tahlili yaptırılmasını ve demir eksikliği şüphesi olanların mutlaka sağlık kuruluşlarına başvurmasını öneriyor.