Tarih: 28.02.2026 17:04

İran İsrail’i Vurdu mu?

Facebook Twitter Linked-in

ATEŞ ÇEMBERİ: BÖLGESEL SAVAŞLAR KÜRESEL KRİZE Mİ DÖNÜŞÜYOR?

TRHT: Ortadoğu ve Güney Asya aynı anda kaynıyor. İran–İsrail hattında karşılıklı füze saldırıları, Afganistan–Pakistan sınırında açık çatışmalar, ABD'nin askeri müdahaleleri… Dünya yeni bir kırılma eşiğinde. Bu gelişmeler yalnızca iki ya da üç ülkenin meselesi değil; enerji güvenliğinden göç dalgalarına, NATO dengelerinden Türkiye'nin iç politikasına kadar geniş bir etki alanı oluşturuyor.

Bugün tabloyu net biçimde ortaya koymak gerekiyor.

İRAN İSRAİL'İ VURDU MU?

Evet, karşılıklı saldırılar gerçekleşti. İsrail'in İran'daki askeri ve stratejik tesislere yönelik operasyonlarının ardından İran, İsrail topraklarına balistik füzeler fırlattı. Özellikle Tel Aviv ve çevresinde hava savunma sistemleri devreye girdi, sirenler çaldı. İsrail'in gelişmiş savunma sistemleri füzelerin önemli kısmını havada imha etti. Ancak bazı füze parçalarının açık alanlara ve askeri hedeflere isabet ettiği bildirildi.

Bu saldırılar sembolik değil; iki ülke artık doğrudan birbirini hedef alıyor.

ABD VE İSRAİL İRAN'DA NERELERİ HEDEF ALDI?

Operasyonların odak noktası:

Balistik füze üsleri

Devrim Muhafızları'na ait askeri tesisler

Nükleer araştırma ve zenginleştirme altyapısı

Radar ve hava savunma sistemleri

Başkent Tahran başta olmak üzere bazı stratejik şehirlerde patlamalar duyulduğu bildirildi. ABD'nin sürece lojistik, istihbarat ve bazı operasyonel unsurlarla destek verdiği açık. Washington yönetimi doğrudan savaş ilanı yapmasa da, fiili olarak İsrail'le koordineli hareket ediyor. Sürecin merkezi karar noktası yine Washington.

Bu, kontrollü bir gerilim değil; hesaplanmış ama riskli bir tırmanış.

AFGANİSTAN–PAKİSTAN HATTINDA SON DURUM

Güney Asya'da ise tablo daha da karmaşık. Pakistan'ın Afganistan içindeki hedeflere yönelik hava operasyonları sonrası sınır hattı açık çatışmaya dönüştü.

Özellikle Kabil ve Kandahar çevresinde bombardıman ve karşılık verilen saldırılar gündeme geldi. İki ülke arasındaki gerilim uzun süredir sınır güvenliği ve silahlı gruplar üzerinden sürüyordu; ancak artık durum diplomatik kriz seviyesini aşmış görünüyor.

Bu cephe, İran–İsrail hattından bağımsız değil. Bölgesel istikrarsızlık zincirleme etki yaratıyor.

TÜRKİYE BU SAVAŞIN NERESİNDE?

Türkiye şu an doğrudan askeri taraf değil. Ankara'nın resmi pozisyonu:

Gerilimin diplomasi yoluyla çözülmesi çağrısı

Bölgesel savaşın büyümemesi yönünde uyarılar

Enerji ve ticaret hatlarının korunması vurgusu

Türkiye hem NATO üyesi (NATO) hem de İran'la komşu bir ülke. Bu nedenle denge politikası izlemek zorunda. Açık bir taraf seçmek, ekonomik ve güvenlik risklerini artırabilir.

Ancak şunu unutmamak gerekir: Coğrafya tarafsızlığa her zaman izin vermez.

TÜRKİYE'DEKİ AFGAN VE PAKİSTANLI MÜLTECİLER GERİ DÖNER Mİ?

Bu sorunun cevabı "topluca evet" değil. Çünkü:

Afganistan'da güvenlik hâlâ kırılgan.

Pakistan'da ise savaş genişlerse iç istikrar riske girebilir.

Türkiye'de yaşayan mültecilerin büyük bölümü uzun süredir burada ve geri dönüş için güvenli koşullar oluşmuş değil.

Dolayısıyla kısa vadede kitlesel geri dönüş beklenmiyor. Ancak çatışmalar büyür ve millî seferberlik çağrıları yapılırsa bireysel dönüşler görülebilir.

BÜYÜK RESİM: KÜRESEL DENGELER SARSILIYOR

Ortadoğu'daki her füze, yalnızca bir askeri hedefi değil; petrol fiyatlarını, finans piyasalarını, göç yollarını ve diplomatik dengeleri de vuruyor. Güney Asya'daki her bombardıman, yeni bir insani krizin kapısını aralıyor.

Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo şudur:

İran–İsrail gerilimi artık "örtülü savaş" değil.

ABD sahada doğrudan etkili.

Afganistan–Pakistan çatışması bölgesel savaşa dönüşebilir.

Türkiye zor bir jeopolitik denge hattında.

Bu krizlerin aynı anda patlak vermesi tesadüf değil; küresel güç mücadelesinin yeni fazına giriyoruz.

Önümüzdeki haftalar belirleyici olacak. Ya diplomasi son bir hamleyle süreci soğutacak, ya da bölgesel savaşlar birleşerek küresel bir güvenlik krizine dönüşecek.

Tarih bize şunu gösteriyor:

Savaşlar bir gecede başlamaz, ama bir gecede büyüyebilir.

Bugün dikkatli olmak, doğru bilgiye dayanmak ve soğukkanlı analiz yapmak her zamankinden daha önemli.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —