Erzurum Kongre Binası… Bir bina değil, bir milletin iradesi. Bir yapı değil, bağımsızlık tapusu.
Bu gerçek, kimsenin itiraz edemeyeceği kadar nettir.
TBMM'de Erzurum'u MHP adına temsil eden Prof. Dr. Kamil Aydın'ın ve MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül'ün Erzurum Kongre Binası'nın yıkılmayacağına, aksine güçlendirilerek aslına uygun biçimde müze olarak yeniden hizmete açılacağına dair açıklamaları; şehir hafızası, tarih bilinci ve milli duruş açısından son derece kıymetlidir.
Bu konuda gösterilen hassasiyet, takdire şayandır.
Ancak tam da bu noktada, Erzurum halkının sorması gereken haklı ve meşru bir soru vardır:
Tarihsel miras bu kadar güçlü savunulurken, bu şehrin geleceği olan çocukların eğitimi neden aynı kararlılıkla gündeme gelmemektedir?

Kongre Binası Kadar Kutsal Olan Bir Şey Daha Var: Eğitimi, Erzurum Kongre Binası, yıllarca yalnızca bir müze değildi. Aynı zamanda eğitim yuvasıydı. Binlerce öğrenci orada ders gördü, yetişti, hayata hazırlandı.
Bugün gelinen noktada: Okulların önemli bir kısmı teknolojik altyapı açısından yetersiz, Öğrenciler çağın gerektirdiği donanıma erişemiyor, Eğitimde fırsat eşitliği giderek zayıflıyor.
Peki soruyoruz: Kongre binasının "aslına uygun korunması" için gösterilen irade, Erzurum'un tüm okullarının çağın gereklerine uygun hale getirilmesi için neden ortaya konulmuyor?
Miras Sadece Taşla Değil, İnsanla Yaşar.
Bir şehrin tapu senedi yalnızca taş binalar değildir. Asıl tapu senedi, iyi yetişmiş insan gücüdür.
Eğer: Laboratuvarı olmayan okullar varsa, Akıllı tahta, bilgisayar, bilim atölyesi hâlâ lüks sayılıyorsa, Gençler başka şehirlere umut göçü yapıyorsa,
orada tarihi korumak tek başına yeterli değildir. Erzurum Halkı Ne Bekliyor?
Erzurum halkı artık: Sadece açılışlarda görünen yöneticiler değil, Sadece demeç veren siyasetçiler değil, Pazara girip çıkan değil, pazarda vatandaşın hakkını koruyan,
Üretimi, istihdamı ve eğitimi denetleyen bir kamu iradesi görmek istiyor.
Kongre binasının yıkılmaması nasıl bir onur meselesi ise; Erzurum çocuklarının nitelikli eğitim alması da aynı derecede onur meselesidir.
Tarihimize sahip çıkmak elbette şarttır. Ama unutulmamalıdır ki:Tarihi yaşatacak olan, bugünün iyi eğitilmiş çocuklarıdır.
Erzurum Kongre Binası müze olarak kapılarını açarken, Erzurum'un okulları da geleceğe açılan kapılar hâline getirilmelidir.
Aksi hâlde korunan sadece duvarlar olur, gelecek ise sessizce elimizden kaybolur.