Mardin'in Nusaybin ilçesinde yaşanan, Türk bayrağının indirilerek ayaklar altına alınması olayı; ne bir öfkenin dışavurumudur ne de bu topraklarda yaşayan Kürt halkının iradesini temsil eder. Bu açıkça planlı bir provokasyon, kardeşliği hedef alan kirli bir oyundur. Çünkü o bayrak; Kürt'ün de Türk'ün de omuz omuza can verdiği istiklal mücadelesinin sembolüdür. O bayrağa uzanan el, aslında bu vatanın ortak hafızasına ve birlikte yaşama iradesine uzanmıştır.
Bu topraklar hepimizin…
Dağında Kürt'ün izi var, ovasında Türk'ün,
Şehri Arap'la yoğrulmuş, köyü Zaza'yla can bulmuş.
Aynı cephede omuz omuza durmuş dedelerimiz,
Aynı bayrağa can vermiş nenelerimiz vardır.
Unutma!
Bu vatanın harcı kanla, sabırla ve kardeşlikle karıldı.
O bayrak bir bez parçası değil;
Diyarbakır'da düşenle, Erzurum'da şehit olanın,
Mardin'de dua edenle, Çanakkale'de can verenin emanetidir.
Bugün yaşananlar bir öfke değil,
Bir oyun, bir provokasyon, bir fitne çağrısıdır.
Seni kendi kardeşine düşürmek isteyenler,
Ne Kürt'ün dostudur ne bu toprağın…
Kürt olmak;
Bu vatana sırt çevirmek değildir.
Kürt olmak;
Bu bayrağı taşıyan ecdadın mirasına sahip çıkmaktır.
İzmir'de çalışan Kürt'le,
Erzurum'da nöbet tutan Türk'ün arasında
Bir düşmanlık yoktur.
Düşman; aramıza nifak sokandır.
"Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âguşunu açmış duruyor Peygamber."
Bu dizeler hepimiz içindir.
Kürt'üyle Türk'üyle bu toprağa düşen her şehit içindir.
Bu millet tarih boyunca, Haçlı'ya da, işgale de, ihanete de boyun eğmedi. Çünkü biz bir oldukça güçlüyüz.
Kürt halkı bu ülkenin asli unsurudur. Bu vatanın evladıdır. Kimliğinle onurlu, kardeşliğinle güçlü ol.
Seni senden koparmak isteyenlere karşı uyanık ol.
Bu topraklar bizim,Bu bayrak bizim,Bu gelecek hepimizin.
