TRHT: İstanbul'da, Şükrü Saracoğlu Stadyumu'nda Fenerbahçe'ye karşı 3-1 kaybettik.
Skor tabelasına bakanlar için bu sadece bir mağlubiyet olabilir.
Ama futbolu bilenler için bu maç, Erzurumspor'un karakter beyanıdır. Evet, kaybettik… Ama üzülmedik.
Çünkü milyon dolarlar harcanarak transfer edilen üç yıldız savunmacının yaptığı hatayı, Mustafa Fettahoğlu affetmedi.
Dakika 40…

Maçın ilk golünü atan taraf bizdik.
O golden sonra ne yaptık peki? Anadolu takımlarına yakıştırılan o ezber oyunu mu oynadık? "Öne geçtik, kapanalım" mı dedik?
Hayır. Defansa çekilmedik.
Sahada kaldık. Mücadeleyi her alana yaydık. Topa bastık, oyunu bırakmadık. Eğer geri çekilseydik,
Eğer korksaydık, Eğer "buraya kadar" deseydik… Sarı Kanaryalara karşı Çift Beyaz Kartal ağır gelirdi.
Ama biz bunu yapmadık. Sonuç mu?
Maçı kaybettik ama Türkiye'nin saygısını kazandık.

Şükrü Saracoğlu tribünleri sustu, ekran başındakiler ayağa kalktı. Çünkü herkes şunu gördü: Bu takım sadece futbol oynamıyor, bir duruş sergiliyor.
Erzurumspor;– Gururdur– Onurdur– Dadaşlıktır
Ve biz bu üç kelimeyi bir kez daha İstanbul'un göbeğinde ispatladık.
Oyun anlayışımız,Teknik kapasitemiz,Mücadele gücümüz… Tüm futbolseverleri hayretler içinde bıraktı.
Çünkü biz futbolu seviyoruz. Çünkü biz futbolu biliyoruz. Çünkü biz sadece "kümede kalma" hesabı yapan bir ekip değiliz. Biz gerçek profesyoneliz.
Bu skor yenilgi gibi görünse de, Bu maç Erzurumspor'un geleceğine yazılmış güçlü bir nottur. Ve şunu herkes bilsin:
Erzurumspor böyle oynadıkça, Bu takımın karşısındaHiçbir stat,Hiçbir yıldız, Hiçbir milyon dolar güvenli değildir.
