Bizim oralarda futbol öyle televizyon başında çekirdek çitlemek değildir. Bizim oralarda futbol kış gibidir; serttir, çetindir ama adamı da adam eder.
Erzurumspor dediğin; soğukta ısınan yürek, yoklukta ayakta duran dadaşın adıdır.
Bu kulüp 29 Ocak 1968’de kurulduğunda kimse kolay olacağını sanmadı. Zaten dadaş kolaydan yana olmaz. O günden bugüne bu armaya başkanlık eden herkes, bilsin ki tarihin bir yerine adını kazımıştır.
İlk Kıvılcımı Yakanlar: “Bu Şehir Takımsız Kalmaz” Diyenler
Kuruluş yıllarında başkanlık yapanlar öyle bol paralı, lüks masalı adamlar değildi. Onlar ceplerinden çok yüreklerini ortaya koyan adamlardı. “Bu memlekete bir takım yakışır” dediler, taşın altına ellerini değil, gövdelerini koydular.
O gün Erzurumspor’u kuranlar şunu yaptı:Bu şehrin çocuklarına bir arma bıraktı. Allah hepsinden razı olsun, mekanları cennet ola.
Zor Günlerin Adamları: Kulübü Ayakta Tutan Dadaşlar
Sonrası mı? Kolay mıydı? Heç de kolay değildi. Kimi zaman para yoktu, kimi zaman destek. Ama o yıllarda başkanlık yapanlar, kulübü kapısına kilit vurup gitmediler. “Bugün olmazsa yarın olur” deyip direndiler.
Belki şampiyonluk görmediler ama şunu yaptılar: Erzurumspor’u sahipsiz bırakmadılar.Dadaşlık da zaten budur.
Saim Özakalın: “Bu İş Palavrayla Olmaz” Diyen Başkan, Lafla Değil İşle Konuşan Başkan
Saim Özakalın geldiğinde ortalık toz dumandı. Herkes konuşuyordu, kimse hesap yapmıyordu. O çıktı dedi ki: “Bu iş böyle yürümez.”
Popülizm yapmadı.Tribüne oynamadı. Bu kulübü borçla, palavrayla batırmadı.
Sağlam durdu, akıllı durdu. Erzurumspor’u masada değil ayakta tuttu. Bugün hâlâ nefes alıyorsak, o gün atılan temelin payı büyüktür.
Bizim oralarda buna derler ki: Adam gibi başkan. Gelelim işin dönüm noktasına… Saim Özakalın, Erzurumspor’un başına geçtiğinde lafla iş yapmadı. Gösteriş sevmedi, boş vaat etmedi. Dedi ki: “Bu kulüp akılla yönetilecek.”
Öyle de oldu. Sağlam temel attı, kulübü borç batağına sokmadan yol aldı. Altyapıya baktı, hesaba kitaba baktı. Erzurumspor’a ciddiyet getirdi.
Dadaş adamdır Özakalın.
Sessizdir ama sözü yerini bulur.
Bugün bu kulüp hâlâ ayaktaysa, o temelin harcında onun emeği vardır.
Ahmet Dal: “Düşsek de Kaçmayız” Diyen Yürekli Adam
Zor Günde Kaçmayan Dadaş,Herkesin “bu iş olmaz” dediği yerde, o kaçmadı.
Takım sallanırken, borç konuşulurken, o dedi ki:“Bu kulüp sahipsiz değil.”
Erzurumspor düşerken bile başında durmak, herkesin harcı değildir. Bu düpedüz dadaşlıktır. Zor günde omuz vermektir.
Bağırmadı, çağırmadı,Popülist olmadı,ve kulübü bırakmadı.
Ahmet Dal’ın başkanlığı dadaşlıktır işte. Zor günde kaçmamak, yük ağır deyip kenara çekilmemek. Erzurumspor’u ayakta tutmak için elinden geleni yaptı, yapmaya da devam etti.
Erzurumspor’un başkanları çoktur.Hepsi bu armanın bir yerindedir.
Ama Saim Özakalın ve Ahmet Dal, bu kulübün en zor zamanlarında “ben buradayım” diyen, kulübü en çetin zamanda sırtlayan adamlardır.
Biri temeli attı,Biri fırtınada o temeli tuttu.
Biz dadaşız. Vefayı biliriz.Bu kulübe emeği geçen herkesin hakkı ödenmez.Erzurumspor varsa, bu adamların alın teriyle vardır.
Ve unutulmasın:Bu forma dadaşın onurudur gurudur namusudur.
Bu Takım Yetim Değil,Bu forma soğukta giyilir,Bu arma yarı yolda bırakılmaz. Kim ne derse desin, şunu herkes bilsin:Erzurumspor sahipsiz değildir.
Dadaş vardır, vefa vardır, hesap soran da, sahip çıkan da vardır.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.