Erzurum Kongre Binası üzerinden “gerçek sahiplik” tartışması açanlar, önce dün nerede durduklarını açıklamalıdır.
“Konuşması gereken sustu, memleketin gerçek sahipleri konuştu” deniliyor. Ağır bir cümle. İddialı bir başlık. Ama aynı zamanda sorgulanması gereken bir iddia.
Çünkü bir şehirde “gerçek sahiplik” kavramı bu kadar kolay dağıtılacak bir paye değildir. Hele ki konu tarih, millet hafızası ve Erzurum Kongre Binası gibi bir simgeyse.
Evet, bu süreçte konuşanlar oldu. Tepki gösterenler oldu. Sahip çıkanlar oldu. Bunlar elbette kıymetlidir. Ancak asıl mesele kimin konuştuğundan çok, kimin ne zaman konuştuğudur.
Kamuoyu baskısı oluşmadan önce susanlar…
Yıkım ihtimali gündemdeyken “rapor var” deyip kenara çekilenler… Süreç sessizlikle geçiştirilirken konfor alanını terk etmeyenler…
(İŞTE SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMI)

(“E G C 'NİN, kendi sosyal medya hesabında paylaştığı ve kendisine ait yazının tanıtımında kullandığı görsel.”)
Bugün çıkıp “biz konuştuk” deme hakkını neye dayanarak kullanıyor?
Erzurum Kongre Binası meselesi bir anda ortaya çıkmadı. Bir günde gündem olmadı. O bina yıkım ihtimaliyle karşı karşıyayken, herkesin pozisyonu da ortadaydı. Şimdi geriye dönüp tarih yazmak kolaydır. Zor olan, risk varken konuşabilmektir.

“Memleketin gerçek sahipleri” ifadesi ise ayrıca üzerinde durulması gereken bir tanımlamadır.
Bu şehir kimsenin tapulu malı değildir.
Bu şehirde gerçek sahiplik, unvanla, başlıkla ya da sonradan verilen açıklamalarla ölçülmez.
Gerçek sahiplik; – Sessizlik konforundan vazgeçebilmektir. – Rüzgârın yönünü beklemeden konuşabilmektir.
– Dün alkışladığını bugün inkâr etmemektir.
Daha düne kadar bazı bürokratların her kararını savunup, her adımını meşrulaştıranların; bugün aynı isimler üzerinden “tarih hassasiyeti” anlatması ister istemez şu soruyu doğuruyor:
Bu hassasiyet yeni mi kazanıldı, yoksa şartlar mı değişti?
Bu yazı kimseyi hedef almak için kaleme alınmadı. Bu yazı bir suçlama değildir. Bu yazı, sürecin seçici hafıza ile yeniden yazılmasına bir itirazdır.
Erzurum Kongre Binası bugün ayaktaysa; bu, “gerçek sahiplik” etiketleri sayesinde değil, kamuoyunun ortak vicdanı sayesinde olmuştur. Birkaç cümleyle paye dağıtmak, bu gerçeği değiştirmez.
Tarih; yüksek sesle konuşanları değil, doğru zamanda konuşanları kaydeder. Ve Erzurum, kimin sustuğunu da, kimin sonradan konuştuğunu da unutmaz.
ÖNEMLİ NOT( “Bu yazı, kamuoyuna yansıyan süreçlere ilişkin kişisel bir değerlendirme olup, kişi veya kurumlara yönelik bir isnat içermemektedir.”,,“Paylaşılan görsel ve ifadeler, E. G. C. Başkanı’nın kendi sosyal medya hesabında yayımladığı yazıdan alıntıdır.”)
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.