Bugün, 30 Ocak 2026 Cuma

“Kürt kardeşlerimizin kanı bizim kanımızdır, acısı bizim acımızdır”

Bahçeli’den Net Mesaj: “Türkiye’yi Uyarıyoruz” Söylemi Üzerinden SDG ve YPG Tartışması

Tarih: 13.01.2026 22:50 Güncelleme: 13.01.2026 22:50
“Kürt kardeşlerimizin kanı bizim kanımızdır, acısı bizim acımızdır”

TRHT: MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin son açıklamaları, Halep’te yaşanan gelişmeler ve Türkiye’de buna paralel yürütülen siyasi tartışmalar açısından dikkat çekici değerlendirmeler içermektedir.

Bahçeli, “Kürt kardeşlerimizin kanı bizim kanımızdır, acısı bizim acımızdır” sözleriyle, etnik kimlikler üzerinden yürütülen ayrıştırıcı yaklaşımlara karşı olduklarını vurgulamış; Kürt vatandaşlarla terör örgütleri arasında ayrım yapılması gerektiğini ifade etmiştir.

Aynı açıklamalarda Bahçeli, Halep’te sivillerin çatışma ortamında zarar görmesinden SDG ve YPG’yi sorumlu tutan görüşünü dile getirmiştir. MHP lideri, bu yapıların sivilleri çatışma alanlarında zor durumda bıraktığını ve bunun kabul edilemez olduğunu belirtmiştir. Bu değerlendirme, Bahçeli’nin siyasi sorumluluk atfına dayanan bir görüşü olarak kamuoyuna yansımıştır.

Bahçeli’nin özellikle dikkat çektiği bir diğer husus ise, DEM Parti’nin “Türkiye’yi uyarıyoruz” şeklindeki açıklamalarıdır. MHP lideri, bu söylemlerle birlikte SDG ve YPG’nin eylemlerini aklayan bir dil kullanılmasının üzücü olduğunu ifade etmiş; Türkiye’ye yönelik uyarı dilinin, sahadaki silahlı yapıların sorumluluğunu göz ardı etmemesi gerektiğini savunmuştur.

Halep’te yaşanan insani dramın, Türkiye iç siyasetinde bir gerilim unsuru hâline getirilmemesi gerektiğini belirten Bahçeli, bu tür gelişmeler gerekçe gösterilerek sokak çağrıları yapılmasına ve bu çağrılara siyasi destek verilmesine karşı olduklarını da dile getirmiştir. MHP liderine göre, sokak merkezli tepkiler toplumsal huzura katkı sunmadığı gibi, sorunun çözümüne de hizmet etmemektedir.

Bahçeli’nin açıklamalarında öne çıkan temel vurgu, Kürt vatandaşların meşru talepleri ile silahlı örgütlerin faaliyetlerinin birbirinden ayrılması gerektiği yönündedir. Bu ayrımın bulanıklaştırılmasının, hem toplumsal birlik hem de siyasal sağduyu açısından risk taşıdığı ifade edilmektedir.

Sonuç olarak, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin değerlendirmeleri; Halep’teki gelişmelere ilişkin siyasi sorumluluk tartışmasını, Türkiye içindeki söylem ve tutumlar üzerinden yeniden gündeme taşımış; özellikle siyasi aktörlerin kullandığı dilin daha dikkatli olması gerektiğine işaret etmiştir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.