Bugün, 11 Mart 2026 Çarşamba

Övülen Övülüyorsan Övün, Övülen Övündürüyorsan Dövün

Övülen Övülüyorsan Övün, Övülen Övündürüyorsan Dövün

Tarih: 05.01.2026 10:54 Güncelleme: 05.01.2026 13:18
Övülen Övülüyorsan Övün, Övülen Övündürüyorsan Dövün

Bu ülkede övgü çok, başarı az. Alkış bol, icraat sınırlı. Çünkü övülmek artık yapılan işin sonucu değil, kurulan düzenin parçası hâline geldi. Tam da bu yüzden şu cümle günümüzü bire bir anlatıyor:
“Övülen övülüyorsan övün, övülen övündürüyorsan dövün.”
Yerel yönetimlere bakın… Bir kaldırım yapılır, beş kamera çağrılır. Bir park açılır, üç gün manşet olur.
Asıl sorulması gerekenler sorulmaz:
Altyapı ne durumda? Trafik rahatladı mı? Gençler, çocuklar, yaşlılar bu şehirde gerçekten daha mı iyi yaşıyor?

Ama eleştiri yoktur. Çünkü eleştiren “hizmet düşmanı”, sorgulayan “art niyetli” ilan edilir. Belediye başkanları etraflarını övenlerle doldurur, övgüyü kurumsallaştırır. İşte o noktada artık ortada başarı değil, övündürülmüş bir vitrin vardır.
Güncel siyasette tablo daha da vahimdir.
Parti içi liyakat yerini sadakate bırakmış, başarı ölçütü halkın memnuniyeti değil genel merkeze yakınlık olmuştur. Aynı isimler aynı cümlelerle birbirini över, aynı ekranlarda aynı sözleri tekrar eder. Gerçek sorunlar konuşulmaz; çünkü sorun konuşulursa alkış kesilir.
Ve medya…

Ne yazık ki gazeteciliğin yerini basın bülteni okuma memurluğu almıştır. Soru soran gazeteci az, öven köşe yazarı çoktur. Yerel medyada eleştiri neredeyse tamamen bitmiştir. Belediyeden ilan alan susar, siyasetten davet alan görmezden gelir. Sonra bu düzene “kamuoyu” denir.

Oysa halk aptal değildir.
Kim iş yapıyor, kim sadece konuşuyor çok iyi bilir.

Bugün köpürtülen isimlerin yarın sessizce unutulmasının sebebi budur. Çünkü hak edilmemiş övgü, eninde sonunda sahibini yalnız bırakır.

Gerçekten çalışan, üreten, sorun çözen yöneticinin övgüye ihtiyacı yoktur. İnsanlar anlatır, konuşur, takdir eder. Ama kendi kendine alkış tutan, medyayla parlatılan, eleştiriden kaçan herkes bilsin ki o alkışlar kalıcı değildir.
O yüzden tekrar edelim: Hak edilerek övülüyorsan övün. Ama övülmek için övdürüyorsan, bil ki bu toplumun hafızası sandığa da, tarihe de not düşer.
Bu şehirlerin, bu ülkenin ihtiyacı daha çok övgü değil; daha çok hesap veren yönetici, daha çok soru soran gazeteci, daha çok sessiz çalışıp iz bırakan siyasetçidir.
Çünkü gerçek başarı bağırmaz.
Yapılır, görülür ve kalır.
 

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.