Bugün, 11 Şubat 2026 Çarşamba

Siyasette Küfür “Doğallık” mıdır, Çöküş mü?

Siyasette Küfür “Doğallık” mıdır, Çöküş mü?

Tarih: 10.02.2026 10:55 Güncelleme: 10.02.2026 10:55
Siyasette Küfür “Doğallık” mıdır, Çöküş mü?

TRHT: Siyaset, topluma yön verme iddiasında olanların kürsüsüdür. O kürsüde kullanılan her kelime, yalnızca bir kişiyi değil, temsil edilen makamı, partiyi ve en önemlisi toplumu etkiler. Ne yazık ki son günlerde bu kürsüden yükselen sesler, siyasetin seviyesini yukarı taşımak yerine aşağıya çekiyor.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Keçiören Belediye Başkanı’na yönelik küfürlü ifadeleri kamuoyunda geniş yankı uyandırmışken, CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’ın bu durumu savunur nitelikteki açıklamaları tartışmayı bambaşka bir boyuta taşıdı. Başarır, ulusal bir televizyon kanalında yaptığı konuşmada, “Genel Başkanımız iyi yapmış, gayet iyi olmuş. İçinden geleni söylemiş. Milletin hislerine tercüman olmuş” ifadelerini kullandı.

Burada durup sormak gerekiyor:Milletin hissi küfür müdür? Siyasetin doğallığı hakaretle mi ölçülür?

Eğer bir genel başkanın ağzından çıkan küfür “doğallık” olarak tanımlanıyorsa, o zaman siyasetin dili değil, çıtası düşürülmüş demektir. Çünkü doğallık; samimiyet, dürüstlük ve açıklıkla ilgilidir. Küfür ise ne samimiyettir ne de cesaret. Küfür, çoğu zaman argümanın bittiği yerde başvurulan en ilkel ifadedir.

Ali Mahir Başarır’ın “Kamuoyu niye bu adamla meşgul olmuş?” sözleri de ayrıca düşündürücüdür. Kamuoyu, bir belediye başkanıyla değil; bir genel başkanın üslubuyla, bir siyasi partinin yöneticilerinin bu üslubu meşrulaştırmasıyla meşguldür. Asıl mesele budur.

Siyasetçiler, özellikle de ana muhalefet liderleri, topluma örnek olmak zorundadır. Sokak diliyle, öfkeyle, hakaretle siyaset yapılabileceğini savunmak; gençlere, seçmene ve topluma yanlış bir mesaj vermektir. Bugün “iyi olmuş” denilen küfür, yarın daha sert ifadelerin önünü açar. Bu da siyaseti çözüm üreten bir alan olmaktan çıkarıp, gerilim ve hakaret arenasına dönüştürür.

Unutulmamalıdır ki; Siyaset, içinden geleni söyleme sanatı değil, ağzından çıkanı tartma sorumluluğudur.

Eğer küfür, milletin hissine tercüman oluyorsa, o zaman siyasetin millete söyleyecek sözü bitmiş demektir. Toplumun beklentisi; hakaret eden liderler değil, sorun çözen, diliyle örnek olan, eleştirisini seviyeli biçimde yapan yöneticilerdir.

Bugün savunulan bu yaklaşım, yalnızca bir anlık refleks değil; siyasetin nasıl bir yöne evrildiğinin de göstergesidir. Ve bu yön, demokrasiyi büyüten değil, küçülten bir yöndür.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.