Yıllarca terörle mücadeleden asayiş hizmetlerine, doğal afetlerden toplumsal olaylara kadar devletin en ön safında görev yapan polisler, emeklilik sonrası karşı karşıya kaldıkları ekonomik ve sosyal adaletsizliklerin giderilmesini bekliyor. Özellikle 2000 yılı ve sonrasında emekli olan polislerin yaşadığı intibak ve maaş mağduriyeti, yıllardır verilen sözlere rağmen çözüme kavuşmayı bekleyen en önemli sorunların başında geliyor.
Polis Emeklileri Sosyal Medya Platformu, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye hitaben yayımladığı bildiri ile, yıllardır dile getirilen ancak somut bir düzenlemeye dönüşmeyen taleplerini bir kez daha kamuoyunun ve yetkililerin gündemine taşıdı.
2000 Sonrası Emeklilere Verilen Sözler Tutulmadı
2000 yılı itibarıyla emekli olan polis memurlarına yönelik intibak düzenlemesi, yıllar boyunca çeşitli platformlarda dile getirildi, seçim dönemlerinde ve resmi açıklamalarda gündeme getirildi. Ancak aradan geçen yıllara rağmen bu konuda kalıcı ve adil bir düzenleme yapılmadı.
Polis emeklileri, özellikle 5/3 dereceden emekli edilen binlerce personelin maaşlarının, daha önce emekli olan meslektaşlarına kıyasla ciddi şekilde geride kaldığını belirtiyor. Aynı üniformayı giymiş, aynı riskleri almış, aynı devlete hizmet etmiş insanlar arasında oluşan bu maaş uçurumu, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda vicdani bir yara olarak görülüyor.
Defalarca dile getirilen intibak düzenlemesi ise çoğu zaman bir vaat olarak kalmış, çözüm ise sürekli ertelenmiştir. Polis emeklileri, verilen sözlerin tutulmasını ve bu sorunun artık kalıcı şekilde çözüme kavuşturulmasını bekliyor.
3600 Ek Gösterge ve Maaş Adaleti Talebi
Platform tarafından yayımlanan bildiride, tahsil farkı gözetilmeksizin tüm emekli polisleri kapsayacak şekilde 3600 ek gösterge verilmesi gerektiği vurgulandı. Özellikle eski dönemlerde lise ve ortaokul mezunu olarak göreve başlayan polislerin, dönemin şartlarında en nitelikli personel olmasına rağmen bugün mevzuat engeline takıldığı ifade edildi.
Bugün gelinen noktada, aynı görevi yapan polisler arasında emeklilik döneminde oluşan maaş farkları, “eşit işe eşit hak” ilkesinin hayata geçirilmediğini açıkça ortaya koyuyor.
“Adi Malul” İfadesi Vicdanları Yaralıyor
Görev sırasında sağlığını kaybeden polisler için kullanılan “adi malul” ifadesi ise emekli polislerin en fazla tepki gösterdiği konulardan biri. Polis emeklileri, bu ifadenin meslek onuruna yakışmadığını ve devletin kendi görevlisine daha onurlu bir tanım sunması gerektiğini dile getiriyor.
Bu kapsamda hem tanımın değiştirilmesi hem de bu durumdaki emeklilere insanca yaşayabilecekleri bir maaş verilmesi talep ediliyor.
Güçlü Bir Dernek, Güçlü Bir Temsil
1948 yılında kurulan ve kamu yararına çalışan statüsü bulunan Türkiye Polis Emeklileri Sosyal Yardım Derneği’nin de yıllardır çeşitli yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğu belirtilen bildiride, bu yapının yeniden güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Polis emeklileri, güçlü bir sivil toplum yapısının hem hakların korunması hem de sorunların çözümü açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor.
Emeklilik Bitmeyen Bir Nöbettir
Polis Emeklileri Sosyal Medya Platformu’nun açıklaması, mesleğin ruhunu yansıtan şu sözlerle sona eriyor:
“Polisin emeklisi yoktur. Üniforma çıkar, ama vatan nöbeti ömür boyu devam eder.”
Yıllarca devlet için gece gündüz demeden görev yapan emekli polisler, artık devletin de kendilerine verdiği sözleri yerine getirmesini bekliyor.
Sorulması gereken soru ise açık ve nettir:
2000 yılı sonrası emekli polisler için verilen intibak sözü daha ne kadar ertelenecek?
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.