Bugün, 30 Ocak 2026 Cuma

Tuncay Çifçi


Emniyet Teşkilatında Görünmeyen Bir Emek Sorunu

Fazla Mesai Yok Sayılırsa Tecrübe de Kaybolur


Türkiye’de kamu personel rejimi uzun yıllardır “eşitlik” ilkesi üzerinden tartışılır. Ancak uygulamaya bakıldığında, bazı kurumların bu eşitliğin dışında kaldığı açıkça görülmektedir. Emniyet Teşkilatı da bu kurumların başında gelmektedir.

Polis memurları, haftalık 40 saatlik çalışma süresini çok büyük oranda aşmalarına rağmen, fazla mesai karşılığında ücret ya da telafi izni alamamaktadır. Oysa aynı mevzuat çerçevesinde diğer birçok kamu kurumunda fazla mesai karşılığı doğrudan ücret ödemesi yapılmaktadır.

Sorun, yasal boşluktan çok uygulama eksikliği ve polise özgü düzenlemenin hâlâ yapılmamış olmasından kaynaklanmaktadır.

Mevzuat Var, Uygulama Yok.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve Fazla Çalışmanın Uygulama Esaslarını Gösterir Yönetmelik yürürlüktedir. Bu düzenlemeler, fazla çalışmanın karşılıksız bırakılamayacağını açıkça ortaya koyar.

Ancak Emniyet Teşkilatı’nda;

Uzun vardiyalar, 12/36 veya 24 saat esaslı çalışma düzeni,Resmî tatil, bayram ve hafta sonu görevleri çoğu zaman “görevin doğası” gerekçesiyle fazla mesai kapsamı dışında tutulmaktadır. Bu yaklaşım, hukuki olmaktan çok alışkanlığa dayalıdır.

Diğer Kamu Kurumlarında Ücret Var, Poliste Neden Yok?

Bugün üniversitelerde, belediyelerde, bazı bakanlıklarda ve bağlı kuruluşlarda; Fazla mesai karşılığı saatlik ücret ödemesi yapılmakta,

Bu ödemeler bütçe kalemi olarak açıkça yer almaktadır.

Aynı devletin personeli olan polis memurunun bu sistemin dışında tutulması, kurumlar arası adalet duygusunu zedelemektedir.

Bu durum sadece ekonomik bir mesele değildir; doğrudan kurumsal sadakat ve motivasyon sorunudur.

Gençler Polisliği “Geçici İş” Olarak Görmeye Başladı

Daha da önemlisi, bu tablo Emniyet Teşkilatı’nın insan kaynağı yapısını ciddi biçimde etkilemektedir.

Üniversite mezunu olup iş bulamayan birçok genç, polisliği:

Bir meslekten ziyade,

Geçici bir kamu kapısı,

10 yıl doldurulup başka kurumlara geçilecek bir basamak

olarak görmeye başlamıştır.

Mevzuatın tanıdığı kurumlar arası geçiş hakkı, özellikle fazla mesai ücreti ödenen, çalışma şartları daha düzenli kurumlara yönelişi artırmaktadır.

Tecrübe Gidiyor, Kurum Zayıflıyor

Bu geçişlerin sonucu şudur:

Emniyet Teşkilatı, yetişmiş ve tecrübeli personelini kaybetmektedir.

Sahada ve idari birimlerde “uzman” sıfatıyla görev yapan memur sayısı azalmaktadır.

Yeni gelen personel sürekli eğitilmekte, kurumsal hafıza zayıflamaktadır.

İdari işleyişte aksaklıklar ve deneyim eksikliği ortaya çıkmaktadır.

Kurumdan ayrılan sadece bir personel değil; yılların birikimi, saha tecrübesi ve kamu yatırımıdır.

Çözüm Net: Fazla Mesaiyi Tanı, Tecrübeyi Koru

Yapılması gereken açıktır:

Polis memurları için fazla mesai ücreti veya zorunlu telafi izni net şekilde düzenlenmelidir.

Çalışma saatleri kayıt altına alınmalı ve denetlenmelidir.

Polislik, “geçici bir durak” değil, sürdürülebilir bir meslek hâline getirilmelidir.

Unutulmamalıdır ki; emeği karşılıksız bırakılan kurumda sadakat, tecrübe ve kurumsal güç uzun süre ayakta kalamaz.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.