Amerika’nın eski başkanı Donald Trump yine gündemi salladı. Bu sefer hedefinde NATO var. Öyle böyle değil, resmen “aptallık yapıyorlar” diyerek hem NATO’yu hem de dolaylı yoldan Avrupa ülkelerini yerden yere vurdu.
Şimdi vatandaş olarak sormaz mıyız?
Bu sözler ne anlama geliyor?
Trump’ın derdi aslında yeni değil. Yıllardır aynı şeyi söylüyor: “Amerika neden herkesin güvenliğini sağlıyor? Avrupa da elini taşın altına koysun.” Yani mesele biraz para, biraz da güç meselesi. Adam diyor ki: “Ben niye ödüyorum, onlar rahat rahat yaşıyor?”
Peki Avrupa ne diyor buna?
Orası biraz karışık…
Avrupa ülkeleri NATO’yu bir “yük” değil, tam tersine bir “sigorta” olarak görüyor. Özellikle son yıllarda artan savaş riskleri, Rusya meselesi derken, NATO onlar için adeta can simidi. O yüzden Trump’ın bu çıkışı Avrupa’da pek hoş karşılanmıyor. Hatta açık konuşalım, biraz da “bizi küçümsüyor” havası oluşturuyor.
Bir de işin İran boyutu var.
Orta Doğu kaynıyor. İran meselesi büyürse, NATO ne yapacak? Amerika gibi sert mi davranacak, yoksa Avrupa gibi daha temkinli mi olacak?
İşte burada ipler biraz geriliyor.
Çünkü Avrupa genelde “önce konuşalım” derken, Amerika özellikle Trump döneminde “gerekirse vururuz” noktasına daha yakın duruyor. Bu da NATO içinde fikir ayrılığı demek.
Gelelim asıl meseleye:
Trump haklı mı, haksız mı?
Şimdi dürüst olalım…
Bazı konularda adamın dediği kulağa mantıklı geliyor. Gerçekten de Amerika yıllardır NATO’nun en büyük yükünü çekiyor. Ama öte yandan dünya öyle bir yer ki, “ben çekiliyorum” deyince her şey daha mı iyi olacak, orası büyük soru işareti.
Çünkü NATO sadece para işi değil.
Güç dengesi, caydırıcılık, “ben buradayım” mesajı…
Trump’ın kullandığı dil de ayrı bir konu.
“Eleştir” tamam ama “aptallık” demek başka bir şey. Bu tarz sözler müttefiklik ruhuna pek uymuyor. İnsan ister istemez düşünüyor: “Yarın bir kriz olsa bunlar nasıl birlikte hareket edecek?”
Sonuçta ortada ciddi bir gerçek var:
Dünya eski dünya değil.
Trump gibi düşünenler artarsa, NATO’nun yapısı da tartışmaya açılır. Avrupa kendi yoluna mı gider, Amerika tamamen kabuğuna mı çekilir… Bunlar önümüzdeki dönemin en kritik soruları olacak.
Ama şunu net söyleyelim:
Bu sözler öyle sıradan bir çıkış değil.
Bu işin ucu, dünya düzenine kadar gider.


