ŞİFA KAYNAĞI PASİNLER ASBUĞA ILICASI NEDEN BAKIMSIZLIĞA TERK EDİLDİ

474

DULKADİROĞLU SULTANI MİRZA ALİ BEY,in yaptırdığı

Hasankalede vaki cüzam ve uyuz Ilıcası (asbuğa ılıcası): Günümüzde Erzurum’un Pasinler İlçesi’nde yer alan Asbuğa kaplıcası ile ilgili olarak öncelikle konumu ve yapısı hakkında bilgi vermektedir. Evliya Çelebi; “bu aşağı varoşun güney tarafındaki duvarın(sur, un) önünde yedi adet ılıca vardır. Suyu gayet ılıktır. Küçük kubbeler ile kapatılmış ılıcalardır ve sekiz adet üstü açık ılıca vardır”bunlardan başka Meryem ana manastırına yakın üstü açık bir kaplıca(asbuğa) vardır diyerek. Kaplıcanın sularının insan sağlığına iyi geldiğini ve taşınma suretiyle faydalanıldığını “ılıcaların suyundan develerle götürüp uyuz ve cüzzam hastalığına yakalananlar içerek sağlıklarına kavuşurlar.

Herkesçe meşhur ılıcalardır” diyerek açıklamıştır, diyerek bahseder fakat evliya çelebi çok fazla ayrıntıya girmez Benim şahsi kanaatim bu bölgeden hoşlanmaz zira Erzurum ve çevresi ile ilgili anlatıkları hep küçük düşürür tarzdadır Mesela Theophyle Deyrolle özellikle Hasankaleden söz ederken dünyada olmayan onlarca çeşit bitki ve hayvan türünden de söz ederek ince ayrıntılara kadar varan bilgiler vermiştir, gözlemlerini hislerine göre deil objektif sunmuştur Hasankale de ılıca kapı duvarının (sur) un ardındaki bu yedi adet ılık ılıcaların dışında 2 adet sıcak ılıca vardır bunları da

: Wilhelm Von Rubruk, Marco Polo, İbn-i Battûta, Clavijo, Tavernier, Tournefort, Victor Fontanıer, Robert Curzon, W.R. Holmes, Theophyle Deyrolle, Fred Burnaby, Charles S. Ryan, Hennry Fınnıs Blosse Lynch, Aleksandr Puşkin gibi seyyahların anlatımları kaleme aldıkları seyahatnamelerinden ve günlüklerinden anlamaktayız.Bu yabancı seyyahların bir kısmı bu iki sıcak su kaplıcasını Maraşlı 2 asilzadelerin ( Dulkadiroğlu sultanı Mehmet Şah bey ve onun kardeşi Mirza Ali Sultan) yaptırdığından söz eder.

ERZURUM-TAHRAN uluslar arası geçiş yolu üzerinde yer alan ASBUĞA kaplıcası DULKADİROĞLU MİRZA ALİBEY tarafından yaptırılmış olup, Osmanlılar ve Osmanlılardan sonra Türkiye cumhuriyeti döneminde bütün ilçe halkına ve özellik lede dışardan gelen yabancı turistlerin hem ilgi odaşı hem şifa kaynağı oldu.Ama son zamanlarda tarihinin en bakımsız ve ilgisiz zamanlarını maalesef yaşamakta.

Dünyada benzer termal sulardan ve kaplıcalardan merkezi sistemle ısıtılmakta,şifa kaynağı olarak istifade edilmekte iken bizde küçücük masraflarla üzeri kapatılıp,işletmeye açılabilecekken kaderine terk edilmiştir. Atatürk üniversitesi yetkililerin konu ile ilgili analiz raporları beni şaşırtmakta sanıyorum bu haberi okuyan herkesi  şaşırtacak derecededir…

işte analiz raporları

Suyun Isısı: 39 °C – 45 °C

PH Değeri: 6,5

Özellikleri: Bikarbonatlı, Klorürlü, Sodyumlu, Karbondioksitli, kısmen radyoaktif bir bileşime sahiptir.

Yararlanma Şekilleri: İçme ve banyo kürleri

Tedavi Ettiği Hastalıklar:

Romatizma, sinir ve kas yorgunluğu, sinirsel hastalıklar, eklem ve kireçlenme gibi hastalıklara olumlu etki yapar.

resimdede net görüldüğü kadarı ile suyun rengi ve kalitesi ilçe merkezdeki büyük kaplıcanın ayarındadır

Emre Karaca / Asbuğa ve çervesindeki termal suyu araştırmaları …

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz