Türkiye’nin hiçbir yerinde kış, Erzurum’daki kadar uzun konuşulmaz.
Çünkü burada kış, sohbet konusu değil; hayatın kendisidir.
Erzurum’da soğuk, sadece camları buğulamaz.
Cüzdanı da dondurur.
Sobayı yakmak lüks değil, nefes almak kadar zorunludur.
Ama bu zorunluluk, her ay gelen faturada bir kalem daha olarak karşılık bulur: vergi.
Bugün Erzurum, Türkiye genelinde ısınma amaçlı yakıt tüketiminde en üst sıralarda. Bu bir tercih değil, kaderin coğrafi bir sonucudur. Kimse burada keyfinden fazla yakıt tüketmez. İnsanlar çocukları üşümesin diye, yaşlılar donmasın diye yakar. Ama devletin vergi sistemi, bu zorunluluğu hâlâ “tüketim” olarak görür.
Oysa tarih başka bir şey söylüyor.
Osmanlı döneminde, yüzyıllar önce bu şehir için özel bir karar alınmıştı. Erzurum’un sert iklimi, üretim zorlukları ve yaşam şartları gerekçe gösterilerek bazı vergiler kaldırılmıştı. Devlet, “Bu şehir zaten bedel ödüyor, bir de ben yük olmayayım” demişti. Bugün “sosyal devlet” diye tarif edilen anlayışın, tarihteki sessiz örneğiydi bu.
Aradan yüzyıllar geçti.
Devlet değişti.
Sistem değişti.
Ama soğuk değişmedi.
Bugün Erzurumlu vatandaş şunu soruyor:
“Isınmak suç mu?”
“Bu kadar yakıt yakıyorsak, bu bizim hatamız mı?”
Her kış aynı manzara:
Kimi doğalgaz faturasını taksite bölüyor,
kimi sobayı daha geç yakıyor,
kimi bir odayı kapatıp diğerinde yaşamaya çalışıyor.
Çünkü faturalar sadece ısıtmıyor; can yakıyor.
Bu mesele, siyaset üstü bir meseledir.
Bu, parti meselesi değil; insan meselesidir.
Bu, oy hesabı değil; hayat hesabıdır.
Erzurum halkı bugün açık bir beklenti içindedir:
Isınma kaynaklı vergilerin kaldırılması ya da en azından bu şehir için ayrı bir uygulama getirilmesi.
Kim bu mağduriyeti görürse,
kim bu yükü hafifletirse,
kim bu şehrin ayazını Ankara’da hissederse…
Erzurum halkı onu unutmaz.
Biz de unutmayız.
TRHaberTürk olarak şunu açıkça söylüyoruz:
Bu şehirde kim üşüyeni ısıtırsa,
kim faturadaki yükü azaltırsa,
kim “Erzurum da bu ülkenin eşit parçasıdır” derse…
Biz onu ve onları baş tacı yaparız.
Çünkü atalar boşuna dememiş:
“Ateş düştüğü yeri yakar.”
Ve bugün o ateş, en çok Erzurum’u yakıyor.