Tuncay Çifçi

Tarih: 23.12.2025 18:26

Erzurum’da Makam Görünce Şaşıranlar, kendi Gölgesin adam Sanırlar

Facebook Twitter Linked-in

Hele bir bak hele… Erzurum’da bir tuhaf hâl aldı bu işler.

Erzurum’da adam dün  matbaasının çay ocağında sandalyeyi ters çevirip oturamazdı, Bugün koltuğa ilişmiş, kendini memleketin en akıllısı sanır.
Adam dün çarşıda selam vereni zor bulurdu, bugün koltuğa oturmuş, aynaya bakıp kendini vali sanır.

Bir bakmışsın cemiyet başkanı olmuş, bir bakmışsın bir medyanın “kanaat önderi” diye önüne mikrofon uzatılmış.
Hele bir de anahtar teslim makamı verilmiş… Allah muhafaza… Adam kendini Karskapı’dan Paris’e yürüyerek gitmiş sanır.

Bizde bir söz vardır:
“Eşek altın semere binince at olmaz.” Ama bazıları buna inanmir.

Biz buna ne deriz?
“Sonradan görme, görgüsüzlüğü bayrak edeni.” deriz

Adamı bir yere getirmişler, Cemiyet demişler, başkan demişler, Altına araba çekmişler, önüne masa koymuşlar.
O da zannetmiş ki bu işler kendi marifeti. Yalakalıkla Gelinen Yerde Diklenme Olur Mu?

Hele bir de işin komik tarafı var Bunlar, kendilerine kapı açanlara karşı, Sonra birden muhalif kesiliyorlar.

Ama muhalefet dediğin öyle olmaz. Bu yapılan muhalefet değil, Nimet yediğin sofraya tükürmektir.

Biz Erzurum’da buna açık açık derik: “Elinle aldığın ekmeğe, dilinle küfür edersen boğazında kalır.”

Bir Cemiyet Başkanı Var ki… birlerinin Klavyesi,

Son günlerde bir cemiyet başkanı çıktı ortaya.
Ağzından bal damlıyor, Cümleleri süslü püslü. Gören de der ki: “Ula bu adam herhalde Atatürk Üniversitesi’nde İktisat Fakültesinin yanındaki Edebiyat Fakültesi mezunu Halbuki Kazım Karabekir Meslek  Anadolu Lisesi Torna tasviye mezunu!”
Ama gel gör ki, O kelimeler o beynin malı değil. Hepsi internetten arak. Kopyala–yapıştırın Erzurum versiyonu.

Biz bunu kokusundan tanırız. Çünkü Erzurumlu lafı ya bilir ya susar. Bilmediğini süsleyip satmaz.

Bir Kadın Partili, Bir Cemiyet, Bir de Kullanılan Muhalefet Bir de işin başka yanı var. Partide görevli bir hanım çıkmış,
Cemiyet başkanının adına haber paylaşıyor. Muhalefetçilik oynuyor. Ama bu muhalefet Kendi sözüyle değil, başkasının gölgesiyle.

Biz buna ne deriz Erzurum'da?
“Gölgesine selam durir, güneşi görünce gölgesi kaybolunca mecburiyet caddesinde kaçacağ delik arir.”

Çocuklar Üzerinden Duygu Sömürüsü! Hele bir de çıkıp diyorlar ki “Çocuklarımızın geleceği için…”

Ula!
Çocuk üzerinden siyaset mi yapılır Çocuk, senin kalkanın mı?(tabi kalkanı çünki başka kalkan bulamir.)

Bir de çeşmenin suyunu kesenlere imalı laf sokuyorlar. Ama o çeşmenin başında duran kim? Kendisi.

Erzurum’da su kesmek günahtır. Hele hele susuz kalanı Şabakhane,Dabakhane önünde seyretmek, Dadaş’ın kitabında yazmaz.

Beğeniyle Beslenen Parti Mensupları Mesaj atılıyor, Altına beğeni üstüne beğeni.

Sanki beğeni attıkça adam büyüyor. Sanki alkışladıkça haklı çıkacak.

Ula biz biliriz: “Davul çok vurulunca ses vermez.” “Her beğeni, akıl nişanı değildir.”

Son Lafımi Bağliyim.

Bu Erzurum sahipsiz değil. Ama Dadaş Tuncay sabırlıdır. hem de Çok sabırlıdır.

Bugün alkış tutanlar, Yarın “biz onu tanımayız” diyenlerin en önünde durur.

Unutmayın: Erzurum’da o oturduğun sonra dan görme koltuk geçer, Makam gider, Ama adamlık kalır. O da herkeste olmaz sen de zaten kalmaz.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —