Tuncay Çifçi

Tarih: 06.03.2026 00:50

Müslüman Kardeşliği Nerede Kaldı?

Facebook Twitter Linked-in

“Son günlerde Orta Doğu’da yaşanan gelişmeleri izlerken aklıma sürekli aynı soru geliyor:
Müslüman gerçekten Müslümanın kardeşi mi?
Kur’an-ı Kerim’de Müslümanların kardeş olduğu açıkça ifade edilir. İslam’ın temel öğretilerinde adalet, dayanışma ve birlik vurgusu güçlü bir şekilde yer alır. Ancak bugün yaşananlara baktığımızda bu kardeşliğin sahada ne kadar karşılık bulduğunu sorgulamak zorunda kalıyoruz.

Filistin’de yıllardır süren bir dram var. Gazze’de yaşananlar artık sadece bir çatışma değil, bütün dünyanın gözleri önünde yaşanan büyük bir insanlık trajedisidir.
Öte yandan bölgede İran’a yönelik saldırılar ve Orta Doğu’da giderek artan askeri gerilim de dikkat çekiyor.

Bütün bu gelişmeler yaşanırken İslam dünyasının en güçlü ve en zengin ülkelerinden biri olan Suudi Arabistan’ın sergilediği tutum ise ayrı bir tartışma konusu.
Filistin ve İran Saldırıları Karşısında Suudi Arabistan Neden Sessiz? İslam Dünyasında Büyük Tartışma”
Müslüman Kardeşliği Nerede Kaldı?

Suudi Arabistan yönetimi İslam dünyasında önemli bir ağırlığa sahip. Mekke ve Medine gibi İslam’ın en kutsal şehirlerine ev sahipliği yapan bir ülke olması nedeniyle bu sorumluluk daha da büyük.
Ancak bölgedeki gelişmelere bakıldığında Riyad yönetiminin çoğu zaman temkinli ve sessiz bir politika izlediği görülüyor.
Peki neden?

Bu sorunun cevabını aradığımızda karşımıza modern dünya siyaseti çıkıyor. Çünkü bugün devletlerin dış politikaları çoğu zaman dini hassasiyetlerden çok stratejik çıkarlar üzerinden şekilleniyor.
Suudi Arabistan’ın özellikle Amerika Birleşik Devletleri ile uzun yıllardır süren güçlü ilişkileri bu politikanın en önemli unsurlarından biri.
Güvenlik anlaşmaları, petrol ticareti ve bölgesel güç dengeleri Riyad yönetiminin attığı adımları belirleyen başlıca faktörler olarak görülüyor.
Ancak burada önemli bir soru daha ortaya çıkıyor.
Eğer İslam dünyasında Müslümanların kardeşliği sürekli dile getiriliyorsa, Filistin’de yaşanan büyük acılar karşısında neden daha güçlü bir ortak duruş ortaya konulamıyor?

İşte bugün birçok insanın aklındaki soru tam da budur.
Siyasetin zorunlulukları ile inancın ortaya koyduğu sorumluluklar arasında nasıl bir denge kurulacak?
İslam dünyası gerçekten birlik içinde hareket edebilecek mi?
Yoksa modern dünya düzeni Müslüman ülkeleri kendi içlerinde parçalanmış bir yapıya mı mahkûm ediyor?

Bu soruların cevabı kolay değil.
Ancak şu bir gerçek ki, Filistin’de yaşananlar ve Orta Doğu’daki gelişmeler İslam dünyasında bu tartışmanın daha uzun süre devam edeceğini gösteriyor.
Belki de bugün en çok sormamız gereken soru şudur:
Sözde kardeşlik mi, yoksa gerçek kardeşlik mi?


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —